Arşiv Temmuz, 2007

AİLELERE ÇAĞRI

Temmuz 23, 2007

Fıtık hoca yaptığı rezillikleri sıkışınca özür dileyerek kapatmaya çalışır. Daha önce cezaevine girince nasıl zavallı olduğunu ve herkesten özür dilediğini herkes gördü.

Şimdi yine cezaevine gireceğini anlayınca 180 derece tekrar dönüş yapacak, daha doğrusu yapmaya başladı.

Artık kimse bu yalanları yemeyecek. Şu anda bu meczupla mücadele eden biz aileler varız. Yakında tekrar bu meczup cezaevine girdiğinde, tüm ailelerin şikayetlerinde ısrarcı olması ve bu rezil herifi layık olduğu yere tıkması  çok önemli.

O yüzden çocuklarınızın size gelip iyi geçinmeye çalışmasına kanmayın. Bu sadece Fıtık hocanın onları yönlendirmesiyle yapılan şeylerdir. Çocuklarınızı kazanmaya çalışın ama şikayetinizden vazgeçmeyin.

YAŞLI PROFESÖR FITIK ADO’YA MEYDAN OKUDU. ADO’DAN CEVAP YOK

Temmuz 23, 2007

Fıtık hoca kendi yazdığını iddia ettiği kitaplarla benlik duygusunu tatmin etmeye çalışıyor. Ama herkes o kitapların hiç birisini fıtık hoca tarafından yazılmadığını biliyor. Hatta bir televizyon programında yaşlı bir tıp profesörü fıtık hocayı davet edip, yazdığını iddia ettiği kitaplardan herhangi bir tanesi üzerinde tartışalım demişti.

Aradan geçen zamana rağmen fıtık hoca sessizliğini koruyor. Televizyonda herkesin gözü önünde böyle bir tartışmaya cesaret edemiyor. Çünkü o kitaplar hakkında bir bilgisi yok.

Aslında hoca ne kadar çok televizyona çıkarsa, o kadar çok boş bir insan olduğunu anlaşılacak. Son katıldığı programları izleyen insanlar bozuk şiveli bu insanın, konuşmasında kullandığı 200 kelimeyi geçmeyen kelime dağarcığıyla, bırakın o kadar kitabı yazmayı, bir kitap bile okumadığı ortaya çıkmaktadır.

Eğer tartışmadan kaçıyorsa, örneğin evrim hakkındaki kitaplardan birisini alıp orada adı geçen fosillerden bir kaçının ismini okumaya çalışsın. Bu bile  ne kadar cahil bir insan olduğunu ortaya koyacaktır.

Evet…. herkes fıtık hocadan cevap bekliyor, çıkıp kitapları tartışabilecek misin?

MEHDİ NE ZAMAN GELECEK

Temmuz 23, 2007

Fıtık hoca kendisini mehdi olarak göstererek bir çok insanı kandırmaktadır. Bu insanların ortak özelliği dini bir geçmişlerinin olmamasıdır. Bu nedenle uydurma, yalan yanlış her şeyi din zanneden bu insanlar fıtık hocanın mehdi konusundaki yalanlarına kanarlar.

Bu yalanları aralarında sorgulama ve tartışma şansları yoktur. Bunu yapmaya kalktıklarında itibarlarını kaybedeceklerini bilirler. Böyle muhalif bir ses gördüğünde hoca onu aşağılayarak sürer.

Bu yüzden kimse çıkıp da “hocam siz bize mehdi 91 yılında gelecek dediniz gelmedi, 95 yılında gelecek dediniz gelmedi, 99 yılında dediniz gelmedi, 2001 dediniz gelmedi, 2007 dediniz yine gelmedi. Şimdi 2013 diyorsunuz. Niye durmadan yalan söylüyorsunuz? Bu yalanlarla bu kadar insanı din adına kandırıp lüks yaşamınızı neden finanse ediyorsunuz diye” sormaz. Daha doğrusu soramaz.

Çünkü Fıtık hoca mehdidir ve ne dese yeridir. Hikmetinde sual olmaz.

Hoca aslında tipik bir sahtekardır. İnsanların dini duygularını sömüren bir asalaktır. Durmadan yalanlarla kendi siyasi iktidarını korumaya çalışır. Hasan Mezarcının İsa olduğuna inanan insanların olduğu ülkemizde maalesef Fıtık hocanın mehdi yalanlarına da inanan bir çok insan vardır.

Umarım bir gün bu insanlar uyanır, kendilerini hem maddi hem de manevi olarak sömüren bu asalaktan kurtulurlar. Bu asalakta umarım layık olduğu yere girer.

Kızların yaşadıklarını yazan anne çok güzel tespitlerde bulunmuş. Bu asalağa karşı mücadeleyi orada sömürülen zavallı insanlar yapamaz. Devletimiz ancak kendi insanını koruyabilir. Zaten devletin de işi budur. Bu çeteye liderine karşı bu insanları korumak da yine devletimizin işidir. Devletimizi kısa zamanda görevini yerine getirir.

FITIK HOCA NIN KİTABINI YAZIYORUZ

Temmuz 23, 2007

Fıtık hocayı anlatan bir kitap yazmaya başladık. Bu konuda ailelerin tuttuğu bir editör sizden gelen bilgileri derleyerek kitap haline getirecek.

Bu kitabın amacı asalakların daha fazla Müslümanların dini duygularını sömürmemesini sağlamak.

Fıtık hoca insanların birbiriyle kendi hakkında grup içinde konuşmalarını yasaklayarak gerçek yüzünü saklamaktadır.

Örneğin grup içinde erkekler fıtık hocanın eşcinsellik hakkındaki görüşlerini bilmemektedir. G. B. İsimli eski mankene duyduğu eşcinsel ilgiyi kızlar grubunda itiraf ederken, erkeklere bunu anlatmaz. Yada erkekler bacılar grubundan herkesi lezbiyen ilişki içinde olduğunu da bilmez. Yada cinsel yetersizliğinden dolayı hoca kızdığı kız müritlere vibretörle tecavüz ettiğini de bilmez. Tüm bu yaşanan rezillikler detaylı olarak bir kitapta roman üslubuyla anlatılırsa meczubun gerçek yüzü ortaya çıkacaktır.

. Bu tarz sitelere yasak olduğu için maalesef müritler giremiyorlar.

Eğer böyle çalışmalar yapılırsa, basılacak kitaplar bu rezil insanın gerçek yüzünü ortaya çıkartacaktır.

Örneğin erkekler grubu kızlar grubunun yaşadıklarını öğrenince en azında bu zulmü sorgulamak isteyeceklerdir. Dahası bu grubun sahte yüzüne kanıp katılmak isteyenler gerçekleri görecektir.

Bu rezil adama destek veren ve para için onların ilanlarını yayınlayan sözde islami gazeteler de en azında geçekleri bu yönüyle kavraya bileceklerdir.

Bu yüzden herkesten grup içinde ve bu asalak hakkında yaşadıklarını, gördüklerini anlatan bilgileri sitemize ulaştırmasıdır. Bu ruh hastasının gerçek yüzünü dünyaya gösterelim.

Yazılan bölümler burada siz okuyucularımızla paylaşacağız yeni ilavelerle gizli hiçbir şey kalmayacak.

FITIK HOCANIN KIZLARA YAŞATTIĞI

Temmuz 22, 2007

Hoca yıllarca geleneksel evlilik mantığına eleştiriler getirdi. Ne kadar kötü olduğunu müritlerine anlattı. İçlerinden evli olanların hepsini boşatıp karılarıyla ilk başta evlendi sonra cariye yaptı.

Hocanın kurduğu despot sistemden dolayı kimse bu yapılanları sorgulama imkanı bulamadı. Burada hocanın narsist kişiliğini iyi anlamak lazım. Başkasına en ufak empati  beslemediği için etrafındaki insanları sadece kendi rahatı için kullanmaktan çekinmez.
Ayetleri kendi istediği gibi kullanıp, lüks hayatı için tevil eder.

Örneğin hoca evlilikle ilgili hiçbir ayeti düşünmez. Müritleri kendisine sadece tabi olsun, onları istediği gibi köle olarak kullansın diye evlenmelerine izin vermez. Sadece kendi izni ile bu insanlar kızlar ayarlayıp onlarla belli sınırlar içinde birlikte olur. Hoca bu şekilde erkek müritlerin şehvetini elde tutar ve onları kontrol eder. Aslında Kuran dışı ve oldukça şeytani bir uygulamadır.

Kızlar bölümünün durumu ise faciadır. Hoca klasik evlilik diye olumsuz evlilkleri örnek gösterip insanları kötüledikten sonra, bu insanların evliliklerini bitirip, diğerlerinin ise normal bir evlilik yapmasının önüne geçmiştir.

Cemaatin içindeki tüm kadınları kendisine cariye yapmıştır. Diğer evlilikleri kötülerken bu içeride kalanların yaşadığı evlilik ise facia boyutundadır.

Hoca din adına gelip ona tabi olan bu kızları her türlü eziyeti yapmaktadır. Yedikleri dayaklar, sokağa çıkmasınlar diye kaşlarını ve saçlarını kazıması, aşağılamak için herkesini içinde çırılçıplak soyup vibrotörle tecavüz etmesi, kötü yemek yapanları çırılçıplak soyup üstlerine yemek dökmek hocanın yaptığı psikopat işkencelerden sadece bir kaçıdır.

Hoca bu kızları ilk başta klasik evlilik diye kötülediği yaşamın bin katı daha kötüsünü şimdi onlara yaşatmaktadır.

Kızlar yaşadıkları bu korkunç yaşamdan dolayı düzenli olarak hocanın teşvik ve zorlamasıyla anti depresan ilaçlar kullanmaya mecbur bırakılmaktadırlar. Bu ilaçlar vasıtasıyla hocanın zorladığı bu rezil yaşama dayanmaları sağlanmaya çalışılmaktadır.

Din için yola çıkmış bu kızlar şimdi hocanın verdiği fetva ile lezbiyen olmuşlardır. Huma, Alev, Didem gibi psikopat karakterli olanlar bunun tadını çıkartıp hocanın verdiği yetkilerle kızlara hayatı zehir etmektedir.

İlerleyen yaşları ve ailesiyle bağları tümüyle koparmış olan kızlar ise artık dönülmez noktaya gelmişlerdir. Yaşanan tüm bu manyaklıklara rağmen hocanın tehditleri ve baskıları  yüzünden bu alçaltıcı hayata kendilerini mahkum etmişlerdir. .

Bu çaresiz kızların yapabileceği hiçbir şey yoktur. Bu ruh hastası ile hiç birisi mücadele edemez. Hatta bir kısmı bu çaresizliğin etkisiyle istemeden bu yaşamı savunur durumdadırlar.

Buna dur diyecek ve bu rezil yaşamdan onları kurtaracak olan yine devletimizdir. Umarın her şeyin farkında olan devletimiz bu zulüm dolu yaşamdan kızlarımızı yakın bir zamanda kurtarır.

SİZDEN GELENLER

Temmuz 11, 2007

SİZDEN GELENLER

Gösterilen ilgiye çok teşekkür ederiz. Sizden sayısız mesaj geldi. Bu mesajların bir çoğu hakaret içerdiği için yayınlayamıyorum.  Aşağıda bu mesajların bazılarını sansürleyerek yayınlıyorum. Mesajlarınızı bekliyorum

Rumuz:Duracak

Ado yıllardır bizim patronların evinde kiracı.Yiğidi öldür ama hakkını ver, hiç kirayı aksatmadı ,gelen gidenin hesabı yok: taze taze kızlar, genç delikanlılar.Ado bizim evle araya tahta perde çakti ama yine de bişiler görünmüyo diil,isteyen olursa bana gelsin seyretmesi bedava ama tabi miğdeniz kaldırırsa…

Rumuz: Bereket Lokantası

Bu fıtık adoyu tanıyorum. Benim işyerimin üzerinde oturuyordu. Gelip arasıra benden menemen yerdi. Kendisinin Mehdi olduğunu söylerdi. Konuşturur konuşturur sonra gülerdik. Sonra bir ara onu gazetede gördüm. Zengin çocuklarını etrafında toplamış. Valla ne bizim Fıtık Ado’da ne de ona inananlarda zerre kadar akıl yok.

Rumuz: Pizzacı

Geçtiğimiz günlerde Fıtık Ado’nun avukatlık bürosuna pizza götürdüm. Fitik Ado ve müridleri de oradaydı. Bu mahkeme ne olacak diye kara kara düşünüyorlardı. Bir ara Fitik Ado ayağa kalktı ve “bana acil pasaport bulun yurtdışına çıkmam lazım bunlar temmuz sıcağında beni kodese atacaklar” dedi. Sonra benim dinlediğimi görünce bürodan çıkardılar. Ado çok korkmuştu. Çok tehlikeli bir adam gözler fıldır fıldır dönüyor. Dikkat etmek lazım. Bir daha pizza götürmedim oraya.  

Rumuz: Doktor

Beni yıllar önce bazı kız müridleri beni Fıtık Ado’ya götürmüşlerdi. Gördüğüm andan itibaren adama manyak teşhisi koydum. Çok tehlikeli bir adam. Sürekli bana iç çamaşırın ne renk diye soruyordu. Elini cinsel organına götürdü “bir türlü sertleşmiyor” diye dert yanıyordu. “Doktor bana bir çare” diye ağladı. “Sana yapabileceğim bir şey yok Bakırköy’e git” dedim ve apar topar o evden uzaklaştım. Allah oradaki kızlara yardım etsin.

Rumuz: Objektif

Kardesim niye uğraşıyorsunuz Ado ile. Tamam sapık olabilir, iktidarsız olabilir, iftiracı olabilir ama hiç mi iyi yönü yok bu adamın? Lütfen biraz objektif olalım!

Rumuz: Caddebostan

Geçen gün Fıtık Ado’nun zavallı müridi beyin cerrahını caddede gördüm. Bir arkadaşına dert yanarak “nerden bu adama bulaştım kardeşim, beni rezil etti bütün aileme, ayrılmayı düşünüyorum ama rezil kepaze oldum nasıl ayrılacağım bilmiyorum” diye dert yanıyordu. İnternet sitesinde yazılan iftiralardan da rahatsız olduğunu söyleyen beyin cerrahi “ulan kardeşlerimin hepsini iğfal ettin benden ne istedin fıtık adoo yaktın beni” diye bağırıyordu. Sonra yanındaki arkadaşı apar topar beyin cerrahını oradan uzaklaştırdı. Yalanım yok gördüklerimi anlatıyorum. Başka şeyler de var ama şu an anlatamam. Heyecanı kaçmasın.

Rumuz: Eski Mürid

Ben yıllar önce Ado’dan ayrılmış bir müridim. Hep merak ederdim bu adam niye böyle kurbağa gibi yürüyor diye. Demekki fıtıktan dolayı yürüyemiyormuş. Allah yardım etsin. Bizim kuzende de fıtık var gitmediği doktor kalmadı. Taksim’de bir rum doktorun çok yardımı oldu. Biraz olsun rahatladı. Ama Ado’da çift taraflı fıtık varmış. Ona yardımı olur mu bilemem. Ama bir görünsün. İsterseniz doktorun telefonunu verebilirim.

Rumuz: Rasputin

Ben bu Ado’yu televizyonda izledim. Kendisine Rasputin tarzı bir örgüt kurmuş. Bizim memlekette “eşek olursan semer vuran çok olur” diye bir laf vardır. Tamam Ado sapık peki bu müridlere ne demeli? Aklınızı peynir ekmekle mi yediniz kardeşim?

Rumuz: Mimar Sinan

Ben bu tombulu Mimar Sinan’dan hatırlıyorum. O zaman beş parasızdı. Şimdi nerde buldu parayı da çiftliklerde, yatlarda, katlar da geziyor kardeşim. Zeki Müren tarzı gözlük takmış utanmadan. Hepsini anladım da o gözlük ne kardeşim?

Rumuz: Samimi Kız

Ben Ado’yu yakından tanıyorum. Çok tehlikeli bir adam. Burada anlatamam. Ama bana yapmadığını bırakmadı. Birçok sapıklığı üzerimde denedi. Elimde çok özel bilgiler var. Bu bilgileri size yüzyüze verebilirim.  Lütfen benimle bağlantıya geçin

Rumuz: Sempatizan

Ado’nun parti kuracağını duydum. Kendisini destekliyorum. Söylediklerinize inanmıyorum. Bu seçimlerde Genç Parti’ye vereceğim. Ancak yerel seçimlerde Ado’nun partisi yetişirse oyum kendisinedir. Cumhurbaşkanı meclis dışından olursa o koltuğu da dolduracağından eminim. Güneş balçıkla sıvanmaz. Çamur at izi kalsın diyenler utansın. Açın Türkiye’nin önünü Ado geliyor. Televizyonda izledim ne mübarek bir adam. Su içişinde bardağı tutuşunda bile bir asalet var. Konuşamadı, saçmaladı ama olsun, Mesut Yılmaz konuştuğu için mi yıllarca Başbakanlık yaptı bu ülkede.

Rumuz: Motorola

Beni yıllar önce Bora isimli bir müridi fıtık Ado’ya götürmüştü. Gerçekten de çift taraflı fıtığı var. Hayatımda öyle iğrenç bir görüntü görmedim. Bu kadar cinselliğe düşkün bir adamın iktidarsız olması da şaşırtıcı. Gerçi Viagra falan çıktı. O zamanlar Viagra falan yoktu. Farklı cinsel fantezileri de var. Hatırladıkça midem bulanıyor. Burada yazmam uygun olmaz. Eğer benimle irtibata geçerseniz yüzyüze anlatmak isterim.

BUNLARI BİLİYORMUSUNUZ?

Temmuz 7, 2007

Adonun temizlik hastası-saplantı derecesinde- olduğunu ve eldivenle dolaştığını…

Uçağa binmekten korktuğunu…

Taşşağında fıtığı olduğunu ama etrafa “çüküm kocaman” diye hava atarak gezdiğini…

Evde çift don giyerek gezdiğini, etrafına da “mehdi çift aba giyer” hadisini göstererek buna yorduğunu…

Cinsel problemi olduğu için “Cialis”devamlı surette  alarak takıldığını…

“Midem hasta” diye hiç oruç tutmadığını ama bütün günü uyuyarak geçirdiğini…

Kendine verilen protein ve karbonhidrat rejimini tüm ekibine zorla yaptırıp ama kendinin ikide bir bozduğunu, kebapları götürdüğünü…

Kültürsüz olmasından, bozuk şiveli konuşmasından,heyecanlandığında ortaya çıkan tiklerinden dolayı aşağılık kompleksi olduğunu…

Hocam Çok Güzelsiniz!

Temmuz 4, 2007

Hoca sahip olduğu ruh hastalıkları nedeniyle tümüyle narsist bir insandır. Ancak övgüye ihtiyaç duyar. Sürekli kendisini övdürerek enaniyetini ayakta tutar. Bu şekilde hem hastalıklı ruhuna tatmim oluştururken hem de etrafına kendi reklamını yaptırır. Orada yaşadığım komik bir olayı anlatmak istiyorum. Hoca kızların arasında otururken yapılan bir uygulama vardır. Bunu Didem Ü. geliştirmiştir. Büyük olasılıkla da aralarındaki konuşmada bu konuyu tezgahladılar. Didem durduk yere hocaya „ Hocam çok güzelsiniz der“ hoca bunun üstüne ikinci kıza bakar. Onun da aynı şeyi söylemesi gerekir sonra üçüncüsü, artık kaç kişi varsa aynı şeyi tekrarlamak zorudadır. Hoca bu iltifattan mest olmuş olur. O hastalıklı ruhu bu sözlerden çok hoşlanmıştır. Didem hocaya gaz vermeye devam eder. „Hocam kardeşler de yakışıklı ama siz ayrı bir yakışıklısınız“ Didem hocayı iyi tanır ve onun cemaat içindeki tanıtım ve reklamını yapar. Hoca efsane olur. Oysa kral çıplaktır. Ortaya obez bir insan vardır. Yıllardır oturarak hayatını sürdürdüğünden her tarafından yağlar arkar. Kasıklarında bulunan fıtıkla özellikle soyunduğunda görenleri kusturacak bir görüntüye sahiptir. Daha önce beraber olmak istediği E:Ş isimli kız da bu iğrençliği görünce hocadan kaçmıştır. Gazetelerde verdiği demeçlerde kasığından dışarı fırlamış kocaman fıtığın detaylarını anlatmıştır. Diğer kızlar ise maalesef din ile kandırırldıkları için, hocanın bu iğrençliğine katlanmak zorundadırlar. Hoca kendisiyle birlikte olmanın dinin bir gereği olduğunu telkin ettiklerinden, cemaatteki kızlar da bu iğrençliğe ses çıkartamazlar. Umarım bu insanın gerçek yüzü insanlara gösterilir. Orada baskı içinde yaşayan bu insanlar kurtulur.

Bu Adam Sizce Deli mi?

Temmuz 4, 2007

Size bir liste vermek istiyorum. Bu listeye göre bazı hastaneler bir insanı kontrol ediyorlar ve psikolojik olarak sorunlu buluyorlar. Buna göre teşhisler koyuyorlar. Bu liste şöyle: Hangi hastaneler deli raporu verdi? 1-İlk rapor Şişli Etfal Hastanesi’nden 1983 yılında verildi. Bu raporda Oktar’a şizofren tanısı kondu. 2-İkinci raporu 1984 başında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi verdi. Buradaki tanı “paronoid” idi. 3-1985 yılında son yoklamayı yapan Beşiktaş Askerlik Şubesi’nin gönderdiği İstanbul Gümüşsuyu Askeri Hastanesi’nden üçüncü raporu aldı. Bu raporda teşhis “ayırt edilemeyen tip” şeklindeydi. 4-1986 sonunda tutuklanan Oktar’a bu kez Adli Tıp Kurumu rapor verdi. Rapordaki teşhis “Paranoid” oldu. 5-1987′de hapishaneden gönderildiği Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde 7 aylık tedaviden sonra 5′inci raporu aldı. 6-1988′de yeniden Beşiktaş Askerlik Şubesi’ne müracat eden Oktar bu kez ileri tetkik için GATA’ya gönderildi ve 6′ncı raporunu aldı. Teşhis “Hastalık müzminleşmiş” şeklindeydi. Tüm kontorllerde yukarıda belirtilen listedeki teşhisler konulan insan sizce sağlıklı bir insan mıdır? Bu insan sahip hezeyanları insanlara aktarabiliyorsa, kurduğu baskı ile bu hezeyanlarıyla insanları yönlendirebiliyorsa, buna devlet bir şey yapmamalı mı? Bu insanın elinden çocuklarımızı kurtarılmamalı mı? Devletimizin bu ruh hastasından çocuklarımızı kurtarmasını belkiyoruz. Her Deli Peygamber mi? Bu şarlatan kendisi hakkında verilmiş deli raporlarından yola çıkarak kendisinin peygamber olduğunu ve her peygambere deli dendiğini iddia ediyor. Bu argümanı eski milletvekili Hasan Mezarcı da kullanıyor maalesef. Kendisine deli diyenlere aslında peygamberlere deli dendiğini söylüyor ve kendisinin mesih olduğunun delili olarak bunu ortaya atıyor. Aynı iddiayı bu meczupta söylüyor. Oysa kendisini mehdi yada İsa zannetmek psikoloji de sık rastlanan hastalıklardan bir tanesi. Hatta en yaygın olanı. Biraz dini bilgisi olan da bu argümanı ortaya atıyor ve kendisine deli denmesinin mehdiliğin en temel alameti olduğunu söylüyorlar. Hocanın müritlerine seslenmek istiyorum. Siz kendinize Kuran’ı ölçü alın. Bu adam sizin paranızı alıyor ve lüks yaşamını sürdürüyor. Size kendisi için kadın getirtiyor ve bunun dini bir görevmiş gibi size emrediyor. Bu rezil herif bir din adamı değil aksine sizi sömüren bir asalak. Kendinize bir sefer sorun hocaya kadın getirmenin ne gibi dini bir faaliyet. Şu anda başınıza gelenler de bu hocanın yaptığı rezilliklerden kaynaklanıyor. Bir mankene musallat oldu hala bunu temizlemeye çalışıyorsunuz. Avukat paraları, gazete ilanları bunlara giden paralar, sadece şehvet düşkünü ahlaksız bir insanın yaptığı rezillikler için. Sizin infak ettiğiniz paralar bu rezil herifin yine rezil yaşamını devam ettirmesi için harcanıyor. Kendinizi daha fazla kullandırmayın. Bu akıl hastalığı raporlarla sahip rezil herife destek vermeyin.

Hoca Vatansever mi?

Temmuz 4, 2007

Hocanın gazete ilanlarında ve yazılarında ne kadar vatanını sevdiğini ve bunun için mücadele ettiğini ifade ediyor. Durum gerçekten böyle mi? Hoca hiçbir şeyi sevmediği gibi bu vatanı da sevmez. Yıllarca askerliği yapmadan kaçmıştır. Müritlerinin hepsi askerliği yapmamak için kaçarlar yada yurt dışında işçi gibi kendisini gösterip 21 gün askerlikle kurtarmaya çalışırılar. Bu konuda küçük bir araştırma yapılsa tüm müritlerin askerlikten kaçtığı anlaşılacaktır. Hocanın devlete vergi vermeye de karşıdır. Hatta devlete vergi vermenin haram olduğunu da söyler. Müritlere ait şirketlere yapılacak bir mali inceleme nasıl vergi kaçırdıklarını da ortaya koyacaktır. Hoca Atatürk’ü sevdiğini iddia eder ve ona methiye düzen yazılar yazdırır. Başkasının yazdığı bu kitapları kendi yazmış gibi insanlara pazarlamaya çalışır. Oysa o kitapları kendisi yazmadığı gibi, o kitaptaki iddiaların hiç birisine de inanmaz. Çünkü hoca tam bir Atatürk düşmanıdır. Herkes herkesi sevecek diye bir kaide yok ama,hoca takiye yaparak sahtekarlığını gisler ve başkalarına yaranmak için bu yolu izler. Hocanın tek bir derdi vardır. Sahip olduğu lüks yaşamı korumak. Bunun için her türlü yalanı söyler. Allah çocuklarımızı bu asalaktan kurtarması, laik olduğu cezayı vermesi en büyük isteğimiz.